ESKİŞEHİR
HAKKINDA
YENİ VE YAKIN ÇAĞ DÖNEMİ
Eskişehir
yöresi, Osmanlı İmparatorluğu'nun beşiği ve doğu seferleri yolu üstündeki
önemli merkezlerinden biridir. Ertuğrul Gazi'nin ölümünün ardından,
yerine oğlu Osman Bey geçer. Osman Bey, uçbeyi olduktan kısa bir süre
sonra kuvvetlenerek 1298 yılında, önce Eskişehir'i, sonra İnönü, Seyitgazi
ve Sivrihisar'ı topraklarına katar. Osman Bey'in Ahi Reisleri' nden
Şeyh Edebali'nin kızı Malhatun ile evlenmesiyle, Eskişehir ve çevresi
daha da kuvvetlenir. Osman Bey sağlığında fethetmiş olduğu toprakları
yakınlarına bölüştürür. Buna göre, Eskişehir'i kardeşi Gündüzalp'in
idaresine bırakır. Son araştırmalar; Sultan-Öyüğü İnönü yöresinin
Osmanlı alanının dışında, Germiyanlar'a ait olduğunu göstermektedir.
14.
yy. 'da, Orhan Bey döneminin sonlarına doğru, Sultanönü, Karamanoğulları'
nın eline geçer. Orhan Bey'in oğlu I. Murat döneminde de burası, iki
güç arasında sorun oluşturmaktadır. I.Murat tahta çıktığı zaman, Rumeli'ye
bir sefer düzenlemeye karar verir. Bunu fırsat bilen Karamanoğulları;
Varsaklar, Turgutlar, Türkmen Beyleri ve Sivas Bey'i ile I. Murat'a
karşı birleşirler. Bunu öğrenen Sultan hemen Anadolu'ya döner. Onları
yenerek Ankara'yı ele geçirir. Bu seferden dönerken de Sultanönü'nü
1363 yılında Karamanoğulları'nın elinden alır. Osmanlı sınırları,
Karamanoğulları topraklarına, güneyde, Hamitoğulları Beyliği'nin kuzeyine
dayanır. 1381 yılında Germiyan Beyi'nin kızı Devlet Hatun'un Şehzade
Bayezit'le evlenmesiyle, Germiyan Beyliği topraklarının kuzeybatısı
Osmanlılar'ın eline geçer.
Osmanlı
Devleti'nin kuruluş yıllarında, özellikle savaşlarla ilgili eldeki
kayıtlarda. Seyitgazi veya Sivrihisar'ın adına pek rastlanmamaktadır.
Bunun nedeni, ilk yıllarda fetihlerin kuzey-batıya, Bizans'a doğru
olmasındandır. Seyitgazi adı bu dönemde, sadece önemli bir Bektaşilik
merkezi olarak anılmaktadır.
Sivrihisar
ise, 14. yy.'ın ilk yarısında Karamanoğulları Beyliği'nin sınırları
içindedir. I. Murat'ın Ankara seferinden sonra Osmanlı topraklarına
katılmıştır.
1402
yılında Ankara Savaşı sırasın-da,Sultan Yıldırım Bayezit'in Timur
Han'a yenilmesi üzerine Osmanlı egemenliğini yok etmek isteyen Timur,
beylikleri yeniden güçlendirmek için diğer bir çok yer ile birlikte
Sivrihisar'ı Karamanoğulları'na verir. Bir süre Timur'un karargâhını
Sivrihisar'da kurduğu da söylenir. Yıldırım Bayezit'in ölümünden sonra
Sivrihisar, yeniden Osmanlı egemenliğine geçer.
15.
yy.'ın sonunda, II. Bayezit ile Cem Sultan arasındaki mücadele Eskişehir,
yani Sultanönü yöresinde önemli olaylara neden olmuştur. 1481 yılında
Bursa'ya giren Cem Sultan, orada II. Bayezit'in üzerine gönderdiği
Ayaş Paşa'nın ordusunu bozguna uğratır. Bunun üzerine II. Bayezit,
Bursa üzerine yürür ve Cem Sultan'ı yener. Cem Sultan önce Eskişehir'e,
sonra Konya'ya kaçar. 1482 yılında Mısır'a gider.
16.
yy.'ın Kanuni Döneminde, Eskişehir'in konumu dolayısıyla önem kazandığını
görmekteyiz. 16. yy/da, Osmanlı İmparatorluğu'ndan günümüze kalan,
ilginç bir belge bulunmaktadır. Bu belge,Kanuni Sultan Süleyman'ın
İran Seferi'ne katılmış olan Matrakçı Nasuh'un pek çok yerleşim yerinin,
resmini minyatür sanatını kullanarak yapmış olduğu, resim kitabıdır.
O
çağlarda geometri, matematik, tarih, ordu, savaş taktikleri ve becerileri
"MATRAK" adıyla anılırdı. Somut olarak günümüze kalan eserleri;
iki matematik, altı tarih ve biri çeviri olmak üzere savaş-ordu hakkındaki
kitaplardır. Kitaplarında anlattığı Osmanlı Ordusu ve savaş stratejilerinin
yanı sıra, tanıtıcı bazı minyatür resimler de yer almaktadır.
Fatih'in
ilk zamanlarına Kadar Eskişehir, Ankara Beyliği'ne bağlı bir sancak
ve 1451-1831 yılları arasında Kütahya Beylerbeyliği'ne bağlı bir sancaktır.
1831-1841 yılları arasında da " Miralaylarla" idare edilen
Eskişehir, 1841 yılında "Hüdavendigâr" (Bursa) eyaletine
bağlanan bir şehir olmuştur. Eskişehir ancak 1925 yılında il olarak
kendi kimliğini kazanmıştır.
Yakınçağda
Eskişehir, özellikle demiryolunun, ekonomisinde yarattığı canlılığı
yaşamaya başlamıştır. Tarım ürünlerini ve diğer hammaddeleri kolaylıkla
taşıma olanağı doğmuştur. Ayrıca demiryolu yapımıyla başlayan endüstri
etkinliği, burada yeni iş alanları yaratmıştır. Eskişehir'in 20. yy.
başlarında, göçlerle nüfusu oldukça artmış, kentin görünümü ve toplumsal
yapısı değişikliğe uğramıştır. 1905 yılında, Aşağı Mahalle'de çıkan
büyük bir yangın sonucu, çarşı ve çevresi yanmış, şehir yeniden düzenlenmek
durumunda kalmıştır.
kaynak: http://www.eskisehir-bld.gov.tr/kentr/et/et03.php