KÜRESEL
ISINMA
Çevrenin
tanımı, "faaliyet gösterilen hava, su, toprak, doğal kaynaklar,
flora(bitkiler), fauna(hayvanlar) ve insanlar "olarak yapılmaktadır.
Yukarıda tanımı yapılan çevre olgusunu eğer insanlık aynı tanımla
gelecek nesillere aktarabilmek istiyorsa, küresel ısınma tehdidini
ve atmosferik kirlenmeyi azaltmanın bu yüzyıla ait en büyük girişimler
olduğunu bilmelidir.
Küresel ısınmanın oluşumunda "sera etkisinin" etkisinin
rolü büyüktür.Basit bir şekilde anlatmak gerekirse bu, güneşten gelen
kısa dalga ışınlarının geçmesine izin veren gaz tabakasının, dünya
üzerinden yansıyan uzun dalga ışınlarının büyük bir kısmını tutması
sonucu meydana gelen atmosferik bir dengesizliktir.Bu ışınların atmosferi
terkedememeleri ve geri yansımaları sonucunda da dünyanın sıcaklığı
artmaktadır ki bu olguya "sera etkisi" adı verilmektedir.Bilim
adamarı bunu, öngörülen küresel ısınmanın nedeni olarak göstermektedirler.
Sera etkisinin ana nedeni ise karbondioksit (CO2) olarak belirlenmiştir.Bu
kömür veya petrol gibi fosil yakıtlar yandığında meydana gelen renksiz
ve yanmayan bir gazdır.Sera etlisinin %50'den fazlasının sorumlusudur.Diğer
önemli sera gazları, azotoksit(N2O), metan(CH4), kükürtdioksit(SO2),
su buharı ve kloroflorokarbonlardır(CFC).
Endüstri Devrimi'nden bu yana sera gazlarında önemli artışlar olmuştur.Önemi
sera gazlarından olan su buharı, her ne kadar insan faaliyetleri neticesinde
önemli miktarda bir artış göstermese de "sera etkisi" neticesinde
meydana gelece her 1 derecelik sıcaklık artışında %8 civarında yükselecektir.
Kloroflorokarbonlarda insanların sebep olduğu uzun vadede etkisini
gösteren bir gazdır.
Bu yüzyılda küresel sıcaklıktaki artış, geçen 600 yıldaki artıştan
daha fazla olmuştur.20.yy.'da küresel sıcaklıktaki artış 1 dereceyi
aşmamış olsa da,özellikle son 30 senedeki ivme, önümüzdeki yüzyılda
dünya sıcaklığında meydana gelecek önemli artışın habercisi olmaktadır.2030
ile 2050 yılları arası için bilim adamları endüstileşme öncesi zamanlara
göre iki katı bir yoğunlama beklemektedirler ki bu da ortalama sıcaklığı
1,5 ile 4,5 derece arasında yükseltecektir.Her ne kadar sıcaklık yükselmesinin
gerçek boyutu hakındaki tahminler değişikse de, ortalama dünya sıcaklığındaki
%1'lik bir artoş bile şüphesiz çarpıcı bir gelişme olarak düşünülmelidir.
Kasırgalar, kuraklıklar, depremler, seller, çığlar, buzulların erimesi
gibi doğal afetler küresel ısınmanın meydana getirdiği iklimsel değişikliklerin
neticeleridir.Özellikle son bir kaç senede meydana gelen bu afetlerden
hatırlarda kalan örneklerin bazıları,1997/1998'de El Nino'dan dolayı
meydana gelen 14 milyar dolarlık hasar,1998'de Nikaragua ve Honduras'ta
yaşanan Mitch kasıgasında 10.000 kişinin yaşamını yitirmesi, 1999
Nisan ayında Sydney'de dolu fırtınasında 30.000 ev ve 40.000 aracın
hasar görüp 1 milyar dolarlık kayıpmeydana gelmesi. 1999 Mayıs'ında
Oklahoma City kasırgasında meydana gelen 2 milyar dolarlık hasar ve
1999 Haziran ayında Çin'de yaşanan selin verdiği 3 milyar dolarlık
hasar olarak verilebilir.Buzulların erimesi neticesinde yüzyılın başından
bu yana deniz seviyesinin 10-25cm yükselmesi,bir çok hayvan neslinin
yok olması, içme suyu ve yiyecek kıtlığı, salgın hastalıklar, bilim
adamlarının bize tehlikesini önceden haber vermeye çalıştıkları iklimsel
değişikliğin korku verici belirtilerinden sadece bir kaçıdır.
Milliyet gazetesi'nin 9 Ocak 2004 tarihli;KIYAMET ALAMETİ başlıklı
haberinde şunlar belirtilmektedir;
Küresel sıcaklığın 1,5-5,8 derece yükselmesiyle 1 milyondan fazla
canlı türü tarihe karışacak.Isınma sonucu yüksek kesimlere ulaşamayanlar
için yaşam son bulacak.
Küresel ısınma böyle giderse 2050 yılına kadar hayvan ve bitki türlerinin
dörtte birine yok olmasına neden olacak.Bir milyondan fazla canlı
türünün ortadan kalkması,"dinazorlardan beri en büyük kitlesel
yok oluş" anlamına geliyor.nature dergisinin yaptığı araştırmada,
karbondioksit gibi emisyon gazları yüzünden 50 yıl içinde küresel
sıcaklığın 1,5-5,8 derce yükseleceği projeksiyonu yapılarak , yeryüzünde
yaşayan tüm türlerin ortalama %24'ünün yok olacağı sonucuna varıldı.