I sorular I konular I eğlence I iletişim I linkler I duyurular

    :: Konular ::

 

ENERJİ KAYNAKLARI

Tükenmez enerji kaynaklarına bir bakış

Tükenmez enerji kaynaklarını, en küçüğünden, gel-git le başlayarak ele alalım. Gel-git, başsit olarak ay”ın ve az da olsa güneşin dünyayı kütle çekim kuvveti ile çekmesinden kaynaklanmaktadır. Bu çekim kuvvetinin etkisi ile denizlerdeki sular yükselip alçala bilmektedir. Deniz deki bu kabarıp alçalmalar bir gün süresinde olmaktadır. Öyleyse deniz kabardığında bir tür kapak ile sular hapsedilip, sonra alçalma döneminde bu sular akıtılarak bir türbün çevrilebilir ve buradan da elektrik enerjisi elde edilebilir. Gel-git den elektrik elde edilmesi dünyanın her yerinde mümkün değildir. Gel-git enerjisinin büyüklüğü 3 milyar kW dolayındadır. Yani, gündelik gel-git enerjisi yaklaşık 2.6x1017J dür. Bu gün gel-git enerjisi çok sınırlı bir şekilde kullanılmaktadır. Gel-git enerjisinin hemen hiçbir olumsuz çevre etkisi yoktur. Ve bu enerji ay ve dünya bu günkü durumunu korudukları sürece tükenmez bir enerji kaynağıdır.

Yer içi ısı”sı (geothermal) insanoğlunun çok eskiden beri yıkanmak ve sağlık bulmak amacıyla kullandığı yeraltından gelen sıcak sular ile sıcak buhardan oluşur. Yerküresinin içinde, bu günkü görüşlere göre, dünyanın oluşumundan ve yer içindeki ışın saçar (radioactive) maddelerinin saldıkları ışınım enerjisinin ısı enerjisine dönüşmesinden kaynaklanan sıcak katmanlar bulunmakta, bu katmanlar üzerinden akan ya da bu katmanların çatlaklarından sızan yer altı sularının ısınıp kendiliğinden yol bulup sıcak su ya da buhar olarak yer yüzüne çıkması, ya da insanoğlunca delik delinerek yer yüzüne çıkartılması sonucu bu ısıdan yararlanması yer içi ısısının temelini oluşturur. Bu gün bunun doğal değeri 2.6x1022J/gün dür.

Güneş dünya nın dışında yakın çevremizdeki en büyük enerji kaynağımızdır. Güneşin bir günde çevresine saldığı enerji 3x1032J dür. Dünya bu enerjinin çok küçük bir kesrini almıştır 1.5x1022J dür. Bir yılda dünya yüzeyine düşen güneş enerjisi yaklaşık 150 trilyon kömüre eş değerdir. Sadece Türkiye üzerine düşen bir yıllık güneş enerjisi yaklaşık 80 milyar ton petrole eş değerdir. Türkiye”nin 1997 yılında kullandığı toplam enerji ise 70 milyon ton petrole eş değer. Bu rakamlar güneş enerjisinin büyüklüğünü göstermektedir. Ancak, güneşin gezegenimizde ne tür işler yaptığı ve insanoğlunun da bu günkü teknoloji ile, gelen güneş enerjisinin hangi kesrini ne oranda kullanabildiğine kısaca bir göz atalım.

Güneş, gezegenimiz için temel enerji kaynağıdır. Günlük güneş enerjisi gezegenimizde pek çok işe yaramaktadır. Bunların başında biz canlılar için en önemli olay olarak nitelenebilen fotosentez yani, güneş ışınlarının enerji ile suyun oksijen ve hidrojenlerini ayrıştırarak, oksijeni dışarı atıp hidrojenle karbonu birleştirerek oluşturulan hidrokarbonlar ve dolayısıyla oluşan bio-kütle gelmektedir. Öyleyse, yeryüzündeki canlıların oluşmasında ve varlıkların sürdürmede güneş enerjisi olmazsa olmaz bir enerji kaynağıdır. Dünya ya gelen günlük güneş enerjisinin sadece on binde ikisi fotosentez için kullanılmaktadır. Fotosentez enerjisinden hem gıda hem de bio-kütle olarak yararlanmaktadır insanoğlu.

Günlük güneş enerjisinin bir başka görevi de, yağışları oluşturmasıdır. Yer yüzündeki suların güneş enerjisi ile buharlaşması ve yeniden yer yüzüne düşmesi ile derelerimiz sürekli aka bilmekte, su gücünden yararlanabilmekteyiz. Güneş enerjisinin %23 ü bu iş için harcanmaktadır. Bunu değeri 3.5x1021J/gün dür. Sadece Türkiye ye bir yılda düşen yağış tutarının 500 milyar ton olduğu düşünüldüğünde bu gücün önemi anlaşılabilir.

Rüzgarların oluşması, okyanus dalgaları ve akıntılarda güneşin işleri arasındadır. Günlük güneş enerjisinin binde ikisi bu işler için harcanmaktadır. Bunu değeri 32x1018J/gün dür. Güneş enerjisinin bir türevi olan rüzgar enerjisi, 20.yy. başlarında petrolün yaygınlık kazanmasıyla bir kenara itilmişken 20.yy. sonlarına doğru yeniden önem kazanmıştır. Özellikle rüzgardan elektrik enerjisi elde edilmede önemli uygulamalar başlatılmıştır. Bu konuda gerek dünya da gerekse ülkemizde yakın gelecekte bir sıçrama beklenmektedir.

Bunların dışında, yeryüzüne düşen güneş enerjisinin büyük bir kesimi karalarca ve denizlerce soğurulmaktadır. Diğer bir büyük kesmide yer yüzünü saran atmosferce geri yansıtılmaktadır. Bu yansıtmada en önemli payı bulutlar almaktadır. (%20) . İnsanoğlunun, teknolojik olarak en önemli güneş enerjisi kullanma kesri kara ve denizlerce soğurulan bu yaklaşık %50 lik kesirdir. Günümüzün teknolojisi ile günlük güneş enerjisinin çok, hem de çok az bir tutarını kendimize yaralı enerji ye çevirerek kullanmaktayız. Ancak, bu konulardaki teknolojiler gelişme sürecindedir. Yakın bir gelecekte günlük güneş enerjisinden daha verimli ve daha çok tutarda ve ucuz enerji elde etmek olanaklı olacaktır. Günlük güneş enerjisinin uygulamada kullanımı aslında hayli eskilere dayanır.

Ev yapımında, güneş enerjisinin hiçbir zaman göz ardı etmeyen insanoğlu bu konuda pratik uygulamaları çok uzun bir süredir kullanmaktadır. 20.yy. dan bu konudaki bilimsel çalışmalar önem kazanmış gerek ev yapımında gerekse kent yerleşiminde güneş enerjisinin edilgin olarak en verimli tutarlarda kullanım uygulamaları başlamıştır. Güneş mimarlığının yeniden bilimsel olarak ele alınıp uygulamalarının yaygınlaştırılması çabaları 21.yy. da daha yaygınlaşarak süreceğe benzemektedir.

19.yy. dan beri güneş enerjisi ile su ısıtma uygulamaları süre gelmekte ve gelişmektedir. 1876”da Paris teki bifuarda AUGUSTİN MOUCHOT, güneş enerjisi ile çalışan bir ısı makinası ile bir kitap basım makinası çalıştırmıştır. 20.yy. bulunan güneş pilleri, güneş enerjisinin doğrudan elektrik enerjisine çevrilmesine olanak tanımaktadır. Bu önemli buluş üzerinde bir yanda bilimsel çalışmalar sürerken, diğer yandan güneş pillerinin uygulamaları giderek artmaktadır.