Tanımı:
Hasta ve yaralıya tıbbi ve cerrahi müdahale yapılmadan evvel uygulanan basit girişimlere
ilk yardım denir.Amacı:
Olayın meydana geldiği yerde bulunanlarca zaman geçirmeden hayat kurtarıcı veya
zarar azaltıcı girişimlerde bulunmak, hayati tehlikeyi yok etmek veya en aza indirip
can kurtarmaktır. İLK YARDIMDA
GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMASI GEREKEN HUSUSLAR |
1. | Olay
yerinde yaralıyı veya yaralıları güvence altına almak |
2. | Kazazedeye
teşhis konulması |
3. | Tedavi
(Kanamayı durdurmak, şoku önlemek, ağrıyı dindirmek) |
4. | Kazayı
en acil biçimde ilgili kurum veya kuruluşlara bildirme (Telekomünikasyon) |
5. | Yaralıların
öncelik sırasına göre taşınması (Triaj) |
6. | Taşınması
(Transportasyon) |
İLK YARDIMDA İLK GİRİŞİMLER
|
1. | Hasta
veya kazazedeyi olay yerinden uzak, aydınlık, rahat hava alabileceği ve kalabalıktan
uzak bir yere taşımak. |
2. | Hasta
ve kazazedeyi acilen tanıyıp müdahalenin o yönde yapılması. |
3. | Solunum
kontrolünün yapılması. (Göğüs kafesinin inip çıkması, nefesin dinlenmesi solunum
varlığını tespit için birer belirtidir.) |
4. | Kalp
ve nabız kontrolünün yapılması. (Kalbin dinlenmesi, nabız atıp atmadığına bakılması) |
5. | Dış
kanamanın olup olmadığı aranır. |
6. | İç
kanama tespiti. (İç kanamalar kendini şokla gösterir. Hastanın rengi solar, halsizleşir,
nabız ve solunum aşırı yükselir ve hasta kendini iyice salar.) |
7. | Hastada
uzuv kopması, delici tipte yaralanma, parçalanma, göğüs ve kafatasında parçalanma
veya ağır bir darbe olup olmadığının kontrol edilmesi. |
Bu girişimler yapıldıktan sonra, her sıralama için nelerin yapılabilmesine acilen
karar verilmelidir. Örneğin; Solunumu durmuş hastaya suni solunum, kalbi duran
hastaya kalp masajı, kanaması olan hastanın kanamasını durdurmak, hastanın yaşamını
kazanmasında oldukça önemli rol oynar. Bunların yapılmasından sonra hastayı en
yakın sağlık kurumuna götürmek, gidemeyecek gibiyse sağlık yetkililerini haberdar
etmek gereklidir.İLK YARDIM
UYGULAMALARI SUNİ
SOLUNUM Solunum durduğu veya durmak üzere olduğu
hallerde suni solunum uygulamasına geçilmelidir. Suni solunum iki şekilde yapılır. |
1. | Ağızdan
ağıza suni solunum |
2. | Holger
Nielsen metodu |
Ağızdan ağıza solunum: Hasta sırt üstü
yatırılır. Baş geriye itilip çene yukarıya doğru kaldırılır. Bu durum boyun ile
göğüs bir hizaya gelene kadar ayarlanır. Bir el hastanın boynunun altına konur
diğeri hastanın burun deliklerini kapatır. Bu durumda hastanın burun delikleri
açılır ve dudaktan dudağa nefes vermeye başlanılır. Bu dakikada 15-20 defa tekrarlanır.
Solunum durmasından 4-6 dakika sonra ölüm olayı meydana gelir. Bu yüzden
solunumu durmuş hastaya derhal müdahale edilmeli ve suni solunum yapılmalıdır.Holger-Nielsen
Metodu: Hasta yüzüstü yatırılıp başı ellerinin üstüne yana çevrilmiş
olarak konur. Sırtından göğüs kafesine baskı yapılır, dirseklerinden tutulup ileri
ve yukarı çekip bırakılır. Bu hareket dakikada 15-20 defa tekrarlanır. Solunum
normal hale gelene kadar bu hareket periyodik olarak devam eder. KALP
MASAJI Kalp masajı; kalbi durmuş olan yani nabzı
alınmayan hastalara uygulanır. Avuç içi hastanın göğüs kemiğinin alt
kısmına yerleştirilir. Göğüs 4-5 cm. esneyecek şekilde bastırılıp bırakılır. Bu
dakikada 60-80 defa tekrarlanır. Bu olay suni solunum ile beraber yapılması gerekiyorsa,
4 defa kalp masajı arasında 1 veya 2 kez suni solunum yaptırılır. KANAMA
ŞOK VE BAYILMALAR Kanama:
Kanın damar dışına akmasına kanama denir. İnsan vücudunda
5-7 litre kan bulunmaktadır. Bunun 1/3‘ünün kaybedilmesi hayatı tehlikeye sokar.
Bu nedenle kanaması olan bir hastanın derhal kanamasının durdurulması veya azaltılması
gerekmektedir. Kanamalar iki gruba ayrılır : |
1. | İç
Kanama |
2. | Dış
kanama |
İÇ KANAMALAR Vücut boşluğunda meydana gelen
bu kanamalar şok, koma veya ölümle sonuçlanabilir. Bu tür kanamalar genellikle
baş, göğüs, karın ve eklemlerde görülür.Belirtileri: |
1. | Baş
dönmesi, halsizlik, baygınlık |
2. | Zayıf
ve düzensiz nabız veya çok hızlı nabız |
3. | Renk
solgunluğu, solunum hızlılığı |
Yapılması Gerekenler: Hasta sırt üstü yatırılır. Baş sağa ve sola
çevrilir. Böylelikle ağız içinde toplanması muhtemel kan dışarı akar, soluk borusuna
gitmemiş olur. Vücut ısısı muhafaza edilmelidir. Daha sonra hastaya en yakın sağlık
kuruluşuna götürmeli, gidemeyecek durumda ise sağlık kurumuna haber verilmelidir.DIŞ
KANAMALAR Dış kanamalar kendi arasında üç gruba ayrılır. |
1. | Atar
damar kanamaları |
2. | Toplar
damar kanamaları |
3. | Kılcal
damar kanamaları |
Bu tür kanamalar dışarıda meydana gelmiş gözle görülebilen kanamalardır.Atardamar
Kanamaları : Bu kanamada kan açık kırmızı renkte ve fışkırma tarzında akar. Birinci
derecede önemli olan bir kanamadır. Toplardamar Kanamaları : Bu kanamada
ise kan koyu kırmızı renkte ve süzülme şeklinde akar. Kılcal Damar Kanamaları
: Devamlı ve yavaş bir şekilde akar. Kanamalar geçici
olarak iki şekilde durdurulur. |
1. | Uzaktan
tazyikle kan dindirme. |
2. | Yerel
tazyikle kan dindirme. |
Uzaktan tazyikle kan dindirme: İki
şekilde yapılır. |
1. | Parmakla
tazyikle kan dindirme |
2. | Turnike
tazyikle kan dindirme |
|
Parmakla tazyikle kan dindirme: Vücudumuzun belirli yerlerinde
atardamar yüzeye yakın yerlerden geçer. Biz bu yüzeye yakın olarak geçen atardamarın
bulunduğu noktalara kan tazyik noktaları diyoruz. Bu noktalara kuvvetli bir şekilde
baskı uygulayarak kanın durmasını sağlıyoruz.Turnike
ile kan dindirme: Daha ziyade el, ayak kol ve bacak
kanamalarında uygulanır. Bu iş için kalınca bir sargı bezi, kravat, lastik bant
veya elastiki bantlar kullanılır. Turnike için en sağlıklı malzeme ESMARK
BANT’ıdır. Kesinlikle tel, ip ve benzeri malzemeler vücuda zarar verebileceğinden
dolayı kullanılmamalıdır. Turnike faydalı bir uygulamadır. Çünkü; atardamar kanamasıyla
birlikte toplardamar ve kılcaldamar kanamalarını da durdurur. Turnike
uzun zaman uygulanmamalıdır. Aksi halde KANGREN olma tehlikesi doğacaktır. Turnike
uygulandıktan sonra her 15-20 dakikada bir gevşetilmeli 1-2 saniye kan akıtıldıktan
sonra tekrar sıkılmalıdır. Eğer hastanın gideceği yol uzun ise bu işleme
en fazla 1-2 saat devam edilmeli, daha sonraki sürelerde gevşetilme işlemi 10
dakikada bir yapılmalıdır. En önemli konu ise turnike uygulandığı ve
gevşetildiği saat bir kağıt parçasına yazılarak hastanın üzerine iliştirilmelidir.
Turnike uygulanmasında dikkat edilmesi gereken diğer bir husus ta turnikenin
gevşememesini sağlamaktır. Buna düğüm atılmadan evvel konulacak silindir biçiminde
veya düz bir tahta parçasını koymak, düğüm atıldıktan sonra tahta parçasını çevirip
iyice sıkıştırdıktan sonra tahta parçasının ucunu ayrı bir sargı bezi ile sabitleyerek
sağlamış oluruz. Turnike yalnızca tek kemikli bölgelere uygulanır. (Üst
kol kemiği, üst bacak kemiği) |
Yerel tazyikle kan dindirme: Kanayan yaranın
içindeki ve etrafındaki yabancı cisimler yara kirletilmeden (mikrop kapmamasına
dikkat ederek) temizlenmelidir. Daha sonra steril bir tamponla yaranın üstü kapatılarak
sargı bezi ile sıkıca sarılmalıdır. Sargıların sıklığı kanamayı durduracak kadar
olmalı, aşırı derecede sıkılmamalıdır. Kanayan bölgede kırık varsa ve
uçları derinin dışına çıkmışsa o zaman kırık uçlar dışarıda kalacak şekilde tampon
konulmalı ve öylece sarılmalıdır.ŞOK
Ağır sakatlanma, yaralanma, kan kaybı, zehirlenme ve vücudun
su kaybetmesi sonucu kanın yapısının ve dolaşım özelliklerinin bozulmasıyla meydana
gelen şuur bulanmasına ŞOK denir. Belirtileri:
Fenalık hissi, el ve ayaklarda soğuma, bulantı, kusma, deride solukluk, nabzın
zayıf fakat hızlı olmasıdır. İlk Yardım:
Hasta sırtüstü yatırılır ve ayakları yukarıya kaldırılır. Battaniye ve benzeri
şeylerle sarılarak sıcak tutulur. Vücudunu sıkan gömlek, kravat, kemer ve benzeri
şeyler gevşetilir. Şoka sebep olan şeyler ortadan kaldırılır. Bu bir kanama ise
kanama durdurulur. Ağrı ise ağrı dindirilir. Daha sonra hasta hastaneye
sevkedilir. BAYILMA
Hasta ve yaralının beyin fonksiyonlarının bir anlık durması
ile kendinde olmama haline BAYILMA denir. Bayılmaya
Sebep Olan Olaylar: Korku, beklenmeden alınan acı haber, yorgunluk,
ani olarak gelen ağrı ve sancılar, havasız ve kötü koşullarda çalışma ve uzun
süre sıcakta kalma gibi olaylardır. Belirtileri:
Yüzde solgunluk, baş dönmesi, halsizlik, ciltte nem ve soğukluk,
nefes almada güçlük çekme ve nabız yavaşlamasıdır. İlk
Yardım: Hasta yatırılıp ayakları yukarıya kaldırılır. Hastanın vücudunu
sıkan gömlek, kravat, kemer ve benzeri şeyler gevşetilir. Kolonya ve herhangi
uyarıcı kokular koklatılır. Temiz hava alması sağlanır. Ayıldıktan sonra
açık bir bardak çay verilir. YANIKLAR
Yanıkları vücuda bıraktığı hasara göre dört derecede sınıflandırmak
mümkündür. Birinci derecede yanıklar: Yalnız
deri üzerinde meydana gelen yanıklardır. İkinci derecede
yanıklar: Deri üstü yanığı olup yanık yerde su kabarcıkları olmaktadır.
Üçüncü derecede yanıklar: Deri ile kemik arasındaki
yumuşak dokunun zarar gördüğü yanıklardır. Dördüncü
derecede yanıklar: Derinin büyük zarar gördüğü bir yanıktır. Dokular özelliklerini
tamamen yitirirler. Böyle bir yanığa maruz kalan bölgede iz kalmakta, tamamen
iyileşmemektedir. İlk Yardım: |
1. | Şok
tehlikesini azaltmak için hastayı yatırın. |
2. | Elbiseleri
makasla keserek çıkartın, elbise yaraya yapışmışsa sakın çekmeyin. Etrafını kesip
öyle çıkartınız. |
3. | Hastaya
ılık sıvı veriniz. (3 çay kaşığı karbonat 1 litre suda eritilerek yarım bardak
içirilebilir.) |
4. | Yanan
bölgede ağrı mevcutsa ağrıyı dindirin. |
5. | Yanık
yerde meydana gelen kabarcıkları kesinlikle patlatmayınız. |
6. | Yaralıyı
en yakın hastahaneye kaldırınız. |
Kimyasal maddelerle meydana gelen yanıklar suyla yıkanmalıdır. Sonra yarayı kuru
bir şekilde örtmek ve sarmak gereklidir.KIRIK,
ÇIKIK VE BURKULMALAR KIRIKLAR
Kemiğin bütünlüğünün bozulmasına KIRIK denir. Kırık çeşitleri
dört gruba ayrılır. |
1. | Kapalı
kırık : Organlara zarar vermeyen kırık çeşididir. |
2. | Açık
kırık : Organ dışına çıkan, kırık ucun gözle görülebildiği kırıklardır. |
3. | Parçalı
kırık : Kemiğin birden fazla yerinden kırılmasıdır. |
Belirtileri: Kırık bölgelerde şiddetli ağrı,
şişme, şekil bozuklukları ve dokunulduğunda çıtırtı sesi duyulmasıdır.
İlk Yardım: |
| Bacak
Kırıklarında: Tek kemikli bacak kırıklarında, bacaklardan koltuk altına
kadar atelle destek verip bacağı komple sarmak gerekir. Çift kemikli kırıklarda
ayaktan kalçaya kadar atel kullanılmalıdır. Eğer kaza yerinde atel mevcut değilse
kırık olan bacağı sağlam olan bacağa sararak sabitleyiniz.Köprücük
Kemiği Kırıklarında: Omuzların her iki tarafı simit sargı sistemiyle
sarılır. Sonra arkadan ve göğüsten sargı bezi geçirilir. Kaburga
Kemiği Kırıklarında : Hastaya nefes verdirip geniş bir flaster veya
sargı beziyle sarılmalıdır. Omurga
Kemiği Kırıklarında : Hasta 3-4 kişi tarafından sarsılmadan bir sedye
veya sert bir cismin üzerine yatırılır ve yaralı sedyeyle veya sert cisimle birlikte
sargıyla bağlanarak hastanın hareket etmesi önlenir. Daha sonra en yakın sağlık
kuruluşuna götürülür. Kırıklarda genel olarak yapılacak ilk yardım; |
|
1. Varsa kanamayı durdurun. |
|
2. Hastaya yapılacak her türlü girişimde hastayı sarsmayın ve incitmeyin. |
|
3. Hastayı taşımadan önce sargı veya atelle iyice tespit edin. |
ÇIKIKLAR Eklem yüzeylerinin birbirinden
ayrılmasına ÇIKIK denir.Belirtileri:
Ağrı, şişlik ve simetri bozukluğudur. İlk
Yardım: Soğuk tatbik edilir. Ağrı varsa giderilir. Çıkık yer tespit
edilir. Daha sonra en yakın sağlık kuruluşuna götürülür. BURKULMA
Eklem başlarının zedelenmesine BURKULMA denir. Belirtileri:
Şişme ve ağrı görülür. Eklemin hareket yeteneği kaybolur. İlk
Yardım: Soğuk tatbik edilir. Burkulan eklem sarılır. YARALANMALAR
Herhangi bir sebeple vücut doku bütünlüğünün bozulmasına YARALANMA denir. Yara
Çeşitleri |
1. | Batıcı
yara : Bu yaralanmalar vücudun iç kısmına zarar verirler. (Şiş, bıçak, kama vb.) |
2. | Kesici
yara: Bu yaralanmalar vücudun dış yüzeyine zarar verirler. (Bıçak, jilet, cam
vb.) |
3. | Ezici
yara : Ağır bir cismin düşmesi sonucu meydana gelen yaralanmalardır. |
İlk Yardım: Yara oksijenle temizlenir. Etrafı
tentürdiyot ile temizlenir. (Açık yaranın üzerine kesinlikle tentürdiyot basılmamalıdır.)
Steril gazlı bezle sarılır. Daha sonra hasta en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilir.
Eğer yara çeşidi batıcı yara ise vücuda batan cisim kesinlikle çıkartılmamalı
öylece sarılıp hastaneye kaldırılmalıdır.PARMAK,
EL VE KOLDA KOPMA VEYA YARALANMA GEÇİREN HASTALARDA İLK YARDIM SIRALAMASI Kopma
Bölgesine Yönelik Girişimler - Her iki yara yüzü hiç
bir mikrop giderici sıvı (Tentürdiyot, iyotlu bileşikler, alkol, serum) ve su
ile yıkanmamalıdır.
- Pens, klemp veya dikiş materyali
ile kanama durdurumu yapılmamalıdır.
- Kolun yukarı
kısmına boğma işlemi yapılmalıdır. Güdük bölgesi dikiş atılarak kapatılmamalıdır.
- Kanama
yalnızca yara yerine yapılacak baskılı bandaj ile durdurulmalıdır.
Kopmuş
Parçanın Nakli - Kopmuş parça nemli batın kompresi,
gazlı bez veya temiz bir havluya sarılmalıdır.
- Temiz
naylon torbaya konup ağzı bağlanmalıdır. (Torba delik olmamalıdır.)
- Ağzı
bağlı torba, içinde %50 su , %50 buz olan geniş bir kaba konur. Kopmuş parça suyla
temas etmemelidir.
Kısmi Kopmalar ve Dolaşımın
Olmadığı Durumlar - Tahta ile desteklenir.
- Baskılı
bandaj yapılır.
- Buzlu su torbaları ile bölge sarılır
(özellikle aşağı kısım).
- Hastanın operasyon için
yalnızca 6 saati vardır.
- Hasta aç bırakılmalıdır.
- Hayati
fonksiyonlara bakılır (solunum, dolaşım).
- Kanama
bölgesine basınçlı bandaj yapılır.
- El ve Mikrocerrahi
Hastanesi acil servisine haber verilir. (Tel: 0232-441 01 21)
- Yaralanma
şekline göre yukarıdaki işlemler yapılır, hasta ve kopmuş kısım nakledilir.
ÖNEMLİ
ORGAN YARALANMALARI Üçe ayrılır: |
1. | Baş
ve beyin yaralanmaları |
2. | Karın
yaralanmaları |
3. | Göğüs
yaralanmaları |
BAŞ VE BEYİN YARALANMALARIBaş
Yaralanması: Bu yaralanmalar başta bulunan göz, kulak ve burun
yaralanmalarıdır. Bu yaralanmalarda yara temiz bir tamponla kapatılıp sarıldıktan
sonra en kısa zamanda hastaneye kaldırılır. Beyin
Yaralanması: Basit beyin yaralanmalarında şuur kaybı olur,
bir müddet sonra şuur yerine gelir. Daha ağır darbelerde beyin parçalanır, şuur
yerine gelmez ve ölüm ortaya çıkar. Belirtileri:
Şuur kaybı, kusma, göz bebeklerinde büyüme, burun ve kulaktan su gelmesidir.
İlk Yardım: Hasta sırtüstü yere yatırılır,
başı yana çevrilir ve acile hastaneye sevk edilir. Karın
Yaralanmaları: Karın yaralanmaları dış yüzeyde
olabileceği gibi iç organlarda da olabilir. Karın yaralanmalarında yara
basit ve dış yüzeyde ise yaraya tampon uygulanarak steril gazlı bezle sıkıca sarılır.
Fakat bazı karın yaralanmalarında iç organlar dışarı çıkabilir. Böyle bir
durum varsa dışarı çıkmış bağırsaklar içeriye konulmamalı, üzerine steril bir
pansuman veya temiz bir çarşaf koyularak üstü kapatılmalı, daha sonra yaralı hastaneye
sevkedilmelidir. Karın yaralanması vücudun enine doğru ise; hastanın
dizleri kırık ve içine çekik bir vaziyete getirilmelidir. Eğer yara vücudun boyuna
ise; yaralının dizleri ileriye uzatılarak yatırılır. Göğüs
Yaralanmaları: Yüzeysel göğüs
yaralanmaları: Cildin ve yumuşak dokunun yaralanmasıdır.
Bu yaralanmada yara oksijenli su ile temizlenir, tampon yapılır ve steril gazlı
bezle sıkıca sarılır. Derin Göğüs
Yaralanmaları: Tehlikeli yaralanmalardır. Belirtileri:
Göğüs civarı deliktir, ağızdan kan ve köpük gelir, nefes darlığı vardır,
hastanın rengi soluk kül rengindedir. Hasta sırtüstü yatamaz. İlk
Yardım: Göğüste delik varsa tampon ile kapatılır. Hava girmesini önlemek
için flaster veya sargı beziyle hafif bir şekilde sarılır. Hasta oturur hale getirilerek
soluk alması kolaylaştırılır. Şok durumu varsa ortadan kaldırılır. Daha sonra
en yakın sağlık kuruluşuna sevkedilir. ZEHİRLENMELER
Zehirlenmeler çok çeşitlidir. Solunu havasının 4/5 ‘i azot,
1/5 ‘i oksijendir. Oksijen eksilmesi veya oksijenin yerine kana başka bir gazın
geçmesine gaz zehirlenmesi denir. Öksürme, gözyaşı, ani başlayan burun akıntısı
gaz zehirlenmesi belirtisidir. Kimyevi zehirli gazlar ani şuur kaybına sebep olur.
Boğucu tip gaz zehirlenmelerinde, zor soluma, halsizlik, baş dönmesi, morarma
ve titreme gibi kısmen ve tümünü bir arada gösterebilen belirtiler vardır. Gaz
Zehirlenmelerinde İlk Yardım: |
1. | Zehirlene
hastayı tehlikeli bölgeden uzaklaştırın. |
2. | Hasta
solunum zorluğu çekiyorsa veya solunum tamamen durmuşsa, suni solunum yapınız. |
3. | Şoku
önleyin. |
4. | Gerekli
ise ve mevcutsa hastaya oksijen veriniz. |
GÜNEŞ ÇARPMASI VE SICAK VURMASI
Sıcak vurması ile güneş çarpmasının karıştırılmaması gereklidir. Belirtileri
ayrı ayrı olan bu olay, birbirine benzer fakat ayrıcalıkları olan ilk yardım gerektirir.
Sıcak Vurmasının Belirtileri: Sıcak vurması,
vücudun kaybettiği tuzu yerine getirememesine bağlı olan bir olaydır. Bulantı,
kusma, başağrısı, halsizlik ve soğuk terleme gibi belirtileri vardır. Nabız zayıf
fakat hızlıdır.İlk Yardım: |
1. | Tuzlu
su ve ayran içirmeli |
2. | Islak
bezle ateş düşürmeli |
3. | Şoka
karşı önlem alınmalı |
Güneş Çarpmasının Belirtileri: Güneş çarpmasında
olay beyindedir. Bulantı, kusma, deride kızarıklık olur. Ateş 40 dereceye kadar
çıkabilir ve başağrısı olur. İlk Yardım: |
1. | Hasta
serin yere alınır. |
2. | Ateş
düşürücü ve ağrı kesici verilir. |
3. | En
yakın sağlık kurumuna sevkedilir. |
DONMA Uzun süre
soğukta kalma neticesinde meydana gelen bir olaydır. Kısmi ve genel donmalar olabilir.
Belirtileri: Görme bozukluğu, başağrısı,
halsizlik, uyku hali, kol ve bacaklarda morarma, solukluk, soğukluk, uyuşma ve
karıncalanma görülür. Nabız zayıftır veya alınmaz.İlk
Yardım: |
1. | Hasta
serin bir yere yatırılır. |
2. | Üzeri
soyulup örtü veya battaniye ile sarılır. |
3. | Solunum
durmuşsa suni solunum yapılır. |
4. | Bulunduğunuz
odanın ısısını yavaş yavaş yükseltiniz. |
5. | Alabilecek
durumda ise sıcak içecekler veriniz. |
6. | Kanı
hızlandırmak için ılık suya batırılmış bezle kompres yapınız. |
ELEKTRİK ÇARPMASI
Elektrik çarpan kimseye sakın dokunmayın! Siz de akıma kapılabilirsiniz!... Yapılacak
ilk şey elektriği kesmektir. Düğmeyi kapatarak, fişi prizden çekerek, sigortayı
gevşeterek ya da otomatik sigortanın düğmelerini indirerek... Eğer elektrik çarpan
kimseyi, cereyan kaçağı olan yerden uzaklaştırmanın imkanı yoksa, onu tahta bir
baston, kuru bir dal, kuru bir ip ya da kuru bir çamaşırla çekmeye çalışın. Kurtarılacak
kimse, bu arada kuru bir tahta yada elbise üstünde durmalıdır ki elektrik kendine
de atlamasın. Elektrik çarpan kimsenin solunumu durmuşsa doktora haber gönderilmeli,
bu arada suni solunum yapmaya başlanmalıdır. Gerekirse kazazedeyi hemen
hastaneye kaldırmalıdır.KALP
KRİZİ Kalp krizi ölümle sonuçlanabilen
önemli bir durumdur. Belirtileri: Kalp
krizi geçirmekte olan kişi kesik kesik nefes alıp verir. Göğsünde bazen kola,
boyna ve başa kadar ağrılar duyar. Arada bir şiddetli öksürükler de görülebilir.
Bu arada köpüklü pembemsi balgam tükürür. İlk
Yardım: En kısa zamanda doktor çağırılmalıdır. Kriz geçiren kişi kımıldatılmamalı,
yarı yatar yarı oturur durumda dinlendirilmelidir. Hastayı sıkan elbisenin düğmeleri
açılır. Kravatı, kemeri çıkartılmalı veya gevşetilmelidir. Doktor gelene kadar
hasta teskin edilmelidir. Gerekli ise kalp masajı uygulanmalı, solunum durmuşsa
suni solunum yaptırılmalıdır. YABANCI
CİSİM KAÇMASI Göze
Yabancı Cisim Kaçması: Göz kesinlikle ovulmamalıdır. Gözler
kapalı tutularak gözün yaşarmasını sağlayın o takdirde cisim yaşla birlikte çıkabilir.
Eğer cisim buna rağmen gitmemişse üst göz kapağını kaldırarak cismi bir mendilin
ucuyla almaya çalışın. Buruna
Bir Cismin Kaçması: Yabancı cisim buruna kaçmışsa, açık olan
deliği kapatarak hızla sümkürmelidir. Hiç kurcalamamak en iyisidir. Bir doktor
özel aletiyle kolayca çıkarabilir. Kulağa
Yabancı Cisim Kaçması: Kulağa kaçan cismin
özelliklerine göre değişik tedaviler uygulanır. Kulağa bir böcek kaçmışsa bu önceden
gliserin dökülerek öldürülür, daha sonra kulak yıkanır. Kaçan cisim hububat tanesi
veya meyve çekirdeği ise, bunlar su çektiklerinde şişip büyüdüklerinden kesinlikle
su kullanılmaz. Alkol veya gliserin gibi maddelerle kulak yıkanır. Boğaza
Yabancı Cisim Kaçması: Kaçan cisim parmakla yetişilebilecek
bir yerde ise parmak yardımıyla çıkarılır. Bu yabancı cisimlerin bir çoğu öksürük
refleksi ile dışarıya atılır. Derinde bulunan cisimler tabip müdahalesi gerektirir. BÖCEK
ISIRMA ve SOKMALARI Böcek ısırma ve sokmaları
aşırı acıya, alerjik bir reaksiyona, iltahaplanmaya veya enfeksiyona yol açabilir.
Doğru tedavi edilmezse ağır sonuçlara hatta ölüme yol açabilir. Alerjik bir reaksiyon
yoksa son derece basit bir ilk yardım uygulanabilir. Alerjik reaksiyonlarda ısıran
veya sokan böceğinin türünün belirlenmesi son derece önemlidir. Belirtileri:
- Yaygın olarak görülen belirtiler; acı, şişme, sinirlilik, ateş,
kızarıklık, kabartılar ve kaşınma.
- Aniden ortaya
çıkan alerjik reaksiyonlar, halsizlik, endişe, baş ağrısı, nefes alma zorluğu
(ısırık veya sokma nefes almayı engelleyecek bir yerdeyse büyük tehlike oluşturur),
mide bulantısı, kusma, ishal.
- Karadul örümceğinin
zehri sinir sistemini etkiler. Bu sebeple adele krampları ve sertleşmesi, terleme,
nefes alma güçlüğü, mide bulantısı ve kusma olarak kendini gösterebilir.
- Kahverengi
münzevi örümceği daha çok yerel poblemler oluşturur. Ancak ısırığın etrafında
şiddetli deri hasarı, ülser hatta kangrene dahi yol açabilir.
İlk
Yardım: - Eğer bir iğne varsa tırnak veya bıçak
yardımıyla deri yüzeyi kazınarak iğne çıkartılmalıdır. İğnedeki torbacık asla
sıkılmamalıdır. Bu zehrin akmasına yol açabilir.
- Enfeksiyon
olasılığını azaltmak için ısırık bölgesi sabunlu su, alkol veya amonyak ile temizlenmelidir.
- Bölgedeki
takılar çıkartılmalıdır. Çünkü şişme meydana gelebilir ve en çok görülen durumdur.
- Isırılan
yerin üzerine soğuk kompres yapılmalıdır. Bu şişmeyi ve ağrıyı azaltır, zehrin
yayılmasını yavaşlatır.
- Daha ciddi durumlarda yılan
sokması şeklinde tedavi edilir.
- Gerekliyse suni
solunum ve kalp masajı uygulanabilir.
- Yaralı sakinleştirilmelidir.
- Doğru
bir teşhis için mümkünse böceği yakalamadır. Ancak yaralanmamaya dikkat edilmeli.
- Ciddi
örümcek ve akrep sokmalarında yapılacaklarsınırlıdır. Yara yeri temizlenmeli,
yaralı şok yönünde tedavi edilmelidir. Sırt üstü ve hareketsiz yatırılmalı, sıcak
tutulmalıdır. Zehiri yaradan asla emmeye ve yarayı
kesmeye çalışmayın.
|